27 Mayıs 2016 Cuma

Wrinkles of the city

Fransız sanatçı JR'ın birkaç şehirde daha gerçekleştirdiği wrinkles of the city, şehrin kırışıklıkları, adlı çalışmadan birkaç fotoğraf. Geçen seneye ait bu fotoğraflar ve maalesef eserler artık yok. Çünkü çok sanata saygımız sonsuz. :))) JR'ın instagramda paylaştığı videoyu görünce fotoğrafları paylaşmak istedim.
Balat/Akçin Sokak
Balat/Yıldırım Caddesi
Balat/İncebel Sokak
Balat/Şair Nevi Sokak
Karaköy/Perşembe Pazarı Caddesi
Hasköy
Hasköy
Mahmutpaşa Yokuşu

Bunlara ek olarak Balat/Baki Dede Sokak (buraya tık), Balat/İncebel Sokak (buraya tık) ve Balat/Cibali Caddesi'ndeki (buraya tık) eserleri de gördüm. İlk ikisinin yarısı sökülmüştü, Cibalide'kine de boya atılmıştı. :/ Taksim'dekileri göremedim maalesef.
JR'ın kendi sitesi için buraya, resimlerdeki tontonlar kimdir necidir öğrenmek içinse buraya alalım sizi.

21 Şubat 2016 Pazar

Cumalıkızık

Hazır İznik'i yazdım, anılarım da tazeyken bunu da yazayım dedim, yoksa unutuyorum. :p Ayrıca yazdığım en erken gezi yazısı bu olacak sanırım. :D
İki gün önce ablamla Bursa'ya gittik. Bursa yazısında bahsettiğim yerlere ek olarak Irgandı Köprüsü'nü ve Kozahan'ı da gezdim bu sefer. Geçen sefer Kozahan'ın önünden geçip içine girmemişim, pes doğrusu. Hoş Kozahan da dedikleri kadar yokmuş, nesini beğeniyorsa millet bu kadar.
Cumalıkızık için anlatılacak pek bir şey yok, yani bu yapı şu zamanda bilmem kim tarafından yapılmış diye. 1300lü yıllarda kurulmuş.
İsminin nereden geldiğiyle alakalı olarak iki söylenti var. (bu nasıl cümle be :p) Birinci söylenti: Osman Bey köyü bir cuma günü kurmuş. İkinci söylenti: Civar köylerden insanlar buraya gelip cuma namazlarını burada kılıyorlarmış.


Ben buraya tek kelimeyle BA-YIL-DIM. 8. sınıfta geldiğimde bu kadar güzel olduğunun farkında değildim demek. :p O eski taş evler, çarpık taş sokaklar, mis gibi odun kokusu beni benden aldı ne yalan söyleyeyim. UNESCO Dünya Mirası listesinde zaten. Gurur verici bir şey ama keşke bütün Türkiye'deki eski şeylere böyle sahip çıkabilseydik. Avrupa'nın en çok özendiğim özelliklerinden birisi bu. Adamlar tarihlerine sahip çıkmışlar, korumuşlar, kollamışlar, restorasyon yaparken aslından farklı bir bina inşa etmemişler. Yazık vallahi, çok yazık.


Bu mavi evi çok sevdim. Mavi benim rengim ne de olsa. :)


Eveeet, bu son gezi yazımdı. Yani gezmem lazım. :p Nisanda Gölyazı'ya gitmek istiyoruz kuzenimle, hadi bakalım inşallah. :D (gidemedi :p)
Ulaşım: Bursa'ya nasıl gidildiğini de yazmamıştım, buraya yazayım onu da. Yenikapı-Mudanya yapıyoruz bu sefer. Mudanya'da İDO iskelesinde belediye otobüsleri var, otobüs numarası 1GY, son durağı Emek istasyonu. Emek istasyonunda Bursaray'a biniyorsunuz, eğer Ulu Camii'ye gitmek istiyorsanız Şehreküstü durağında iniyorsunuz. Cumalıkızık için için ise Arabayatağı durağında inip, Kestel'e giden metroya binip, Cumalıkızık durağında iniyorsunuz. Arabayatağı'nda bir aktarma oluyor ama istasyondan çıkma olayı yok, gelen trene biniyorsunuz. Cumalıkızık durağından minibüsler geçiyor, onlardan birisine biniyorsunuz, son durak köy. 10-15 dakika sürüyor minibüsle gitmek, fiyatı da 1.5 liraydı. Bu arada Bursa'da da İstanbul Kart gibi bir şey var. 5 liraya Mudanya'da onu alıp gezinizi kolaylaştırabilirsiniz. Bir basım 2.5 aktarma 1.25. :p